Çalışma Alanları
Ceza Hukuku
Malatya Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları Ceza Avukatı
Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, Türk Ceza Kanunu’nda oldukça hassas hukuki prosedürlere ve ağır yaptırımlara tabi tutulmuştur. Malatya’da uyuşturucu madde suçlarına ilişkin hukuki bir süreçle karşı karşıya kalan, denetimli serbestlik, soruşturma veya ceza davası aşamasında olan kişiler için Şimşek Hukuk ve Danışmanlık olarak Av. Furkan ŞİMŞEK koordinesinde etkin hukuki danışmanlık ve ceza avukatlığı hizmeti sunmaktayız.
Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu ve Cezası (TCK 191)
Kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak yasa kapsamında suç olarak kabul edilmektedir.
Suçun Maddi Unsuru: Maddenin kişinin üzerinde, evinde, aracında veya hakimiyet alanında bulundurulması ya da kabul edilmesidir.
Suçun Manevi Unsuru: Kişinin maddeyi “yalnızca kişisel kullanım amacıyla” elinde tutmasıdır.
Yasal Ceza Süresi: Bu suçun cezası daha önce “1 yıldan 2 yıla kadar” hapis cezası iken, 18.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanun ile artırılarak 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak değiştirilmiştir.
⚠️ Kritik Sınır (Suçun Niteliği): Eğer maddede kişisel kullanım sınırının aşılması, satma, nakletme, paketleme veya başkasına temin etme amacı (kastı) tespit edilirse, suç TCK 188 uyarınca “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti” suçuna dönüşür. Bu durumda çok daha ağır hapis cezaları söz konusu olduğundan, Malatya’da uzman bir ceza avukatının hukuki desteği hayati önem taşır.
Soruşturma Aşaması ve Kamu Davasının Ertelenmesi Prosedürü
Bu suçtan dolayı bir soruşturma başlatılması halinde, Cumhuriyet Savcılığı tarafından doğrudan dava açılmaz. Süreç kanunen şu şekilde işler:
5 Yıl Erteleme Kararı: Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine karar verir. Bu süreçte kişiyi yasal yükümlülükleri konusunda uyarır.
Denetimli Serbestlik ve Tedavi: Erteleme süresi içinde şüpheli hakkında en az 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Gerek görülmesi halinde şüpheli bu süreçte tedaviye de tabi tutulabilir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı: Kişi erteleme süresi ve denetim süresince tüm yükümlülüklere uyar, tedavi gereklerini yerine getirir ve tekrar uyuşturucu madde kullanmaz veya bulundurmazsa, hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (Takipsizlik) verilir.
İhlal Halinde Kamu Davası: Şüpheli denetimli serbestlik kurallarına uymaz, tedaviye gitmez veya bu süre içinde tekrar uyuşturucu suçuna karışırsa, erteleme kararı kaldırılarak hakkında Kamu Davası açılır. Dava açıldıktan sonra kişinin yeniden aynı suçu işlemesi halinde erteleme prosedürü ikinci kez uygulanmaz.
Türk Ceza Kanunu Madde 191 (Güncel Yasal Mevzuat)
| Madde / Fıkra | İçerik ve Hukuki Sonuç |
| TCK 191/1 | Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| TCK 191/2 | Mahkeme, hüküm vermeden önce uyuşturucu kullanan kişi hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir. Bu karar, durma kararının hukuki sonuçlarını doğurur. |
| TCK 191/3 | Denetimli serbestlik sürecinde kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Uzman, 3’er aylık dönemlerle şüphelinin gelişimi hakkında hakime rapor sunar. |
| TCK 191/4 | Denetimli serbestlik süresi tedavinin bitiminden itibaren 1 yıldır; uzatılması halinde bu süre toplamda 3 yılı geçemez. |
| TCK 191/5 | Tedavi ve denetimli serbestliğin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. |
Malatya Uyuşturucu Davalarında Hukuki Danışmanlık ve Savunma
Uyuşturucu ve uyarıcı madde dosyalarında; maddelerin ele geçiriliş şekli, miktarı, hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunup bulunmadığı, arama kararlarının hukuka uygunluğu (hukuka aykırı delillerin tespiti) davanın seyrini ve suçun niteliğini doğrudan etkiler. Hak kayıplarının önüne geçilmesi ve sürecin doğru yönetilmesi adına profesyonel bir ceza avukatından yardım alınması esastır.
Şimşek Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, Av. Furkan ŞİMŞEK yönetiminde Malatya ve çevre illerde uyuşturucu suçlarına ilişkin dosyalarda, soruşturma aşamasından mahkeme ve infaz aşamasına kadar müvekkillerimize etkin, şeffaf ve profesyonel ceza avukatlığı hizmeti sunmaktayız.
📞 İletişim ve Randevu
Malatya uyuşturucu davalarına bakan avukat, ağır ceza ve asliye ceza süreçleri ile yasal haklarınız hakkında detaylı bilgi ve hukuki danışmanlık talepleriniz için Şimşek Hukuk ve Danışmanlık büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Avukat: Av. Furkan ŞİMŞEK
Hukuk Bürosu: Şimşek Hukuk ve Danışmanlık
Hizmet Bölgesi: Malatya Uyuşturucu Davaları, Ağır Ceza ve Ceza Hukuku Dosyaları
Malatya Ceza Avukatı – Av. Furkan ŞİMŞEK | Şimşek Hukuk ve Danışmanlık
Şimşek Hukuk ve Danışmanlık olarak; Malatya’da Terör Suçları, Organize Suçlar, Ceza Hukuku ve Ağır Ceza Hukuku alanına giren tüm davalar için etkin, dinamik ve sonuç odaklı avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
Her toplum, düzenini korumak ve bireylerin haklarını güvence altına almak için yazılı normlar geliştirmiştir. Teknolojik, ekonomik ve sosyokültürel değişimlere bağlı olarak suç tipleri de zamanla evrilmekte ve farklı tanımlanabilmektedir. Ceza hukuku; bir eylemin suç teşkil edip etmediğini, suçun maddi ve manevi unsurlarını, cezayı azaltan ya da ortadan kaldırran nedenleri evrensel ilkeler ışığında inceleyen dinamik bir hukuk dalıdır. Modern ceza kanunlarında yapılan güncel değişikliklerle, sadece cezalandırma değil, mağdurun korunması ve uzlaştırma müesseseleri ile toplumsal barışın yeniden tesisi de amaçlanmıştır.
Unutulmamalıdır ki: Gelişen ve karmaşıklaşan toplumsal yapıda, her birey ansızın kendisini bir ceza soruşturmasının veya kovuşturmasının içinde bulabilir. Trafikte yaşanan talihsiz bir kaza, ticari hayattaki vergisel bir uyuşmazlık ya da farkında olmadan dahil olunan bir iletişim ağı, kişileri organize veya bireysel suçlamalarla karşı karşıya bırakabilir.
Ceza Davalarında Profesyonel Desteğin Önemi
Hukukumuzda “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesi esastır. Bu nedenle, şüpheli, sanık veya mağdur konumundaki kişilerin hak kaybına uğramaması adına hukuki temsil hayati önem taşır.
Ceza yargılamaları doğrudan bireylerin özgürlükleri, mal varlıkları ve saygınlıkları ile ilgilidir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında lehe olan delillerin zamanında toplanması, usul hatalarının önüne geçilmesi ve kritik sürelerin (istinaf, temyiz vb.) kaçırılmaması gerekir. Kamu eliyle atanan müdafilik sistemindeki iş yoğunlukları göz önüne alındığında, telafisi imkansız zararlar yaşamamak adına sürecin uzman bir ceza avukatı ile profesyonel şekilde takip edilmesi, haklarınızın korunmasını ve sürecin huzurla yürütülmesini sağlar.
Av. Furkan ŞİMŞEK yönetimindeki büromuz; ceza yargılamasının her aşamasında müvekkillerini gerek müşteki/mağdur vekili gerekse şüpheli/sanık müdafi olarak titizlikle temsil etmektedir.
Ağır Ceza Mahkemesi Nedir ve Görevleri Nelerdir?
Ağır ceza mahkemeleri, Türk ceza yargılamasında kanunun öngördüğü ceza miktarı bakımından en ağır suçlara bakmakla görevli mahkemelerdir. Bu mahkemelerin görev alanı 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi çerçevesinde belirlenmiştir.
Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren başlıca suçlar şunlardır:
Yağma (Gasp) ve Nitelikli Dolandırıcılık
Resmi Belgede Sahtecilik ve Hileli İflas
Rüşvet, İrtikap ve Zimmet
Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren terör suçları
Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen organize suçlar
Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve üst sınırı 10 yıldan fazla olan hapis cezalarını gerektiren suçlar.
Ağır ceza yargılamalarında mahkeme, bildirilen delillerle bağlı kalmayarak re’sen araştırma yapar. Ancak sanığın lehe olan delilleri doğru saptaması ve ikna edici bir savunma yapması, tutukluluk süreçlerini ve hükmü doğrudan etkiler. Sürecin belirsizliği kişiler üzerinde ciddi bir hukuki ve psikolojik baskı yaratabileceğinden, uzman bir ağır ceza avukatı ile çalışmak bu süreci en doğru şekilde yönetmenizi sağlar.
Asliye Ceza Mahkemesi Nedir ve Görevleri Nelerdir?
Asliye Ceza Mahkemeleri, sulh ceza hakimlikleri ile ağır ceza mahkemelerinin görev alanları dışında kalan tüm dava ve işlere bakmakla görevli temel ceza mahkemeleridir. Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlarda yer alan ve ağır ceza kapsamına girmeyen (üst sınırı 10 yıl veya daha az olan) tehdit, hakaret, basit hırsızlık, kasten yaralama, kaza sonucu yaralama gibi pek çok suç tipi bu mahkemenin görev alanındadır.
Asliye Ceza Mahkemeleri, Adalet Bakanlığı tarafından tek hakimli olarak kurulur ve duruşmalarda iddia makamını temsilen Cumhuriyet Savcısı hazır bulunur.
Ceza Yargılamasının Temel Kaynakları
Türkiye’de ceza yargılamaları temel olarak Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Askeri Ceza Kanunu çerçevesinde yürütülür. Bunun yanında İcra İflas Kanunu, Bankacılık Kanunu, Orman Kanunu gibi özel kanunlardaki cezai müeyyideler de ceza hukukunun alanına girer. Süreç yönetilirken Anayasa, uluslararası sözleşmeler, Yargıtay içtihatları ve doktrindeki görüşler bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Malatya Terör ve Organize Suçlar Avukatlığı
Özellikle devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile örgütlü ve organize suçlar, son derece hassas ve teknik takip gerektiren, uzmanlık isteyen yargılama süreçlerine sahiptir. Şimşek Hukuk ve Danışmanlık olarak, Malatya’da anayasal düzene karşı suçlar, örgüt üyeliği, terör örgütü propagandası ve organize suçlar kapsamında Malatya terör suçları avukatı arayışında olan müvekkillerimize, dosyanın tüm detaylarını titizlikle inceleyerek kapsamlı, stratejik ve profesyonel bir hukuki savunma hizmeti sunmaktayız.
Malatya Cinsel Suçlar ve Ceza Davaları Avukatlığı
Av. Furkan ŞİMŞEK ve Şimşek Hukuk ve Danışmanlık olarak, Malatya’da işlenmiş cinsel suçlar, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve cinsel taciz suçları konusunda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermekteyiz.
Türk Ceza Kanunu’nun “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlığı altında yer alan bu suç tipleri, 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile köklü değişikliklere uğramış ve ceza yaptırımları ciddi oranda artırılmıştır. Bireyin cinsel hürriyetini korumayı hedefleyen bu düzenlemeler, uygulamada hem mağdur hem de sanık tarafı için çok hassas hukuki süreçlerin doğmasına sebebiyet vermektedir.
1. Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçların Temel Ayrımı
Türk Ceza Hukuku uygulamasında en çok karıştırılan husus, fiilin “taciz” mi yoksa “saldırı/istismar” mı oluşturduğudur. Bu ayrım ceza miktarı ve görevli mahkeme açısından hayati önem taşır:
Cinsel Taciz (TCK m. 105): Cinsel özgürlüğe karşı suçların en hafif halidir. Bu suçun oluşabilmesi için vücuda hiçbir şekilde fiziksel temasın gerçekleşmemiş olması gerekir. Yolda yürüyen bir kimseye yönelik cinsel amaçlı söz atılması, takip edilmesi, el-kol hareketlerinde bulunulması bu kapsamdadır.
Cinsel Saldırı (TCK m. 102) ve Çocukların Cinsel İstismarı (TCK m. 103): Mağdurun vücuduna cinsel amaçla dokunulması, öpülmesi veya elenmesi halinde artık cinsel tacizden söz edilemez. Vücuda temasın olduğu bu hallerde, mağdur yetişkin ise cinsel saldırı, 18 yaşından küçük ise çocukların cinsel istismarı suçu oluşur ve çok daha ağır cezai yaptırımlar öngörülür.
2. Ceza Yargılamasında İspat, Mağdur Beyanı ve Masumiyet Karinesi
Cinsel suçlar doğası gereği genellikle gizli, tanığı olmayan ve kapalı alanlarda işlenmektedir. Bu durum, yargılama aşamasında ispat hukuku açısından ciddi sorunları beraberinde getirmektedir:
Objektif Ölçüt Gerekliliği: Bir eylemin cinsel taciz oluşturup oluşturmadığı belirlenirken sadece mağdurun sübjektif olarak rahatsız olması yeterli görülmemeli; davranışın objektif olarak cinsel özgürlüğü ihlal etmeye elverişli olup olmadığı araştırılmalıdır.
Maddi Hakikat ve Masumiyet Karinesi: Uygulamada “kimse namusunu dava konusu yapmaz” anlayışıyla, sadece müştekinin soyut ve yan delillerle desteklenmeyen beyanlarına dayanarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ceza hukukumuzun en temel ilkesi olan “suçsuzluk/masumiyet karinesini” ihlal etme riski taşır.
Delillerin Hassas Değerlendirilmesi: Yargılamada en çok sakınılması gereken durum önyargıdır. Sırf müştekinin veya onun anlatımına dayalı yakınlarının beyanlarıyla şüphe tam olarak yenilmeden ceza verilmesi maddi hakikate aykırı sonuçlar doğurabilir. Tersine, gerçek bir mağduriyetin yan delillerle desteklenerek doğru savunulmaması da mağdurun adalet duygusunu zedeler. Ceza yargılamasında failin erotik arzularını tatmin edip etmediğine değil, cinsel arzuları tatmin kastıyla hareket edip etmediğine bakılmalıdır.
3. Görevli Mahkeme ve Ağır Ceza Avukatının Rolü
Cinsel taciz davaları hariç tutulmak üzere, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı gibi ağır suç tiplerinde yargılama yapma görevi Ağır Ceza Mahkemelerine aittir. Cinsel taciz suçları dışındaki bu ağır suçlamalarla karşı karşıya kalan kişiler, yargılama sürecinde genellikle tutuklu olarak yargılanmaktadır.
Gerek asılsız iddialarla karşı karşıya kalan sanıkların masumiyetini kanıtlamak gerekse cinsel dokunulmazlığı ihlal edilen mağdurların haklarını sonuna kadar savunmak ciddi bir hukuki bilgi ve deneyim gerektirir. Malatya’da ceza yargılaması süreçlerinde telafisi imkansız hak kayıpları ve özgürlük kısıtlamaları yaşamamak adına, sürecin uzman bir ceza avukatı ile takip edilmesi hayati önem arz etmektedir.
Şimşek Hukuk ve Danışmanlık olarak, Malatya ve çevre illerde ceza hukukunun bu en hassas alanında müvekkillerimize profesyonel, objektif ve hakkaniyetli hukuki destek sağlamaktayız.
İş Hukuku
İş hukuku, işçi ve işveren ilişkilerinin düzenlenmesini konu alan ve hem çalışanların haklarını koruyan hem de işverenlerin yükümlülüklerini belirleyen önemli …
İdare Hukuku
İdare hukuku, devletin ve kamu kurumlarının bireylerle olan ilişkilerini düzenleyen bir hukuk dalıdır. Kamusal işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi, kişilerin hak …
Miras Hukuku
Miras hukuku, bir kişinin vefatı sonrası mal varlığının yasal mirasçılara geçişini düzenleyen hassas bir hukuk dalıdır. Şimşek Hukuk ve Danışmanlık …
Şirketler Hukuku
Şirketler hukuku, ticari işletmelerin kuruluşundan sona ermesine kadar geçen tüm süreçleri düzenleyen ve şirket faaliyetlerinin hukuk zemininde yürütülmesini sağlayan önemli …
Gayrimenkul Hukuku
Tapu ve imar hukuku, taşınmazların mülkiyeti ve kullanımıyla ilgili düzenlemeleri kapsayan, hem bireyleri hem de kamu idarelerini ilgilendiren karmaşık bir …
Aile Hukuku
Aile hukuku, bireylerin en özel ve hassas alanlarına dokunan, çözüm sürecinde empati ve özen gerektiren bir hukuk dalıdır. Şimşek Hukuk …
Araç Değer Kaybı
Araç değer kaybı, trafik kazası sonrası onarımı yapılan araçların piyasa değerindeki azalmayı ifade eder. Kazaya karışan tarafın kusurlu olması durumunda, …
Sigorta Hukuku
Sigorta hukuku, sigorta sözleşmelerinden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Trafik sigortası, kasko, hayat, sağlık, yangın ve konut …